ah büyükada
büyüksün gerçekten
anlatılmaz duyguların
bir numaralı tercümanısın bazen
bazen huzurun beÅŸiÄŸisin
manzaranı izletirken
yavaÅŸ yavaÅŸ uyutursun beni
ama küçüksün
küçüksün gerçekten
sevgimi taşıyamacak
onu anlamayacak kadar
küçüksün
çamların altında
sırtımı ağaca verip
martıların bağırışlarını dinlemek
ne hoÅŸtur
ama sen olmayınca
ağaç yün yastıkken
en sert ve sivri kayalar oluyor
sen olmayınca
martılar şehir gürültüsü çıkarıyor
olmuyor
büyükada sensiz olmuyor
dilburnunda
kayalıklara oturup
güneşin altında
okşayan hafif rüzgarda
dalgaları dinlemek
ne hoÅŸtur
ama sen olmayınca
güneş cehennem sıcağı veriyor
rüzgar buz gibi yalnızlık esiyor
dalgalar huzur vermiyor
sen olmayınca dalgalar
boyumu aşıyor
içine alıp boğmak istiyor
olmuyor
büyükada sensiz olmuyor
cannot Tarafından
27th Haziran 2008
uykusuz gecelerin nedenisin
gözümün önündesin hep
kırpmıyorum gözümü
daha fazla bakmak için sana
bir an geliyor
gözlerimiz ahengi buluyor karanlıkta
mutluluğun ateşiyle aydınlanıyor karanlık
bir güneş gibi doğuyor sen uzaktayken
bunun adı hissetmek
tatlı kalp ağrılarımın nedenisin
kalbimin en nadide köşesindesin hep
felç oluyor atamıyor bazen
seni görünce
kalbim aşk ateşini körüklüyor
hissediyorum tarif edemediğim büyük sevgiyi
bunun adı sevmek
sesini duymadan anlıyorum söylediklerini
gözüne bakmadan hissediyorum hayallerini
sana sarılmadan hissediyorum sevgini
uzun lafın kısası seviyorum seni
cannot Tarafından
25th Haziran 2008
en sevdiğim sözü..;
“müzisyenim, ondan sonra karadenizli‘yim, ama hepsinden önce bir devrimciyim”
bugün aramızdan ayrılışının 3. yılı..ne çabuk geçti yıllar..tek avuntum bizi bir daha ‘koyverup gitmeyeceÄŸun’dur..
Biliyoruz
Bir yıldız yağmuruna tutulacağız
Toprak çökecek
Başımız dönecek, arkamızda seni bulacağız
“Hayde” diyeceksin Ernesto gibi
Gidelim
Yıldızların çok olduğu
Bir gökyüzü altına …
Akıllardan hiç çıkmayacak bir sözü:”Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boÄŸulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceÄŸe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, DonkiÅŸotlar ‘a, ateÅŸ hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, seviÅŸmelere, sadece düşleyebildiÄŸimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her ÅŸeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan ÅŸarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü ÅŸeyler gördük. SavaÅŸlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, aÄŸlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koÅŸan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her ÅŸeye raÄŸmen bu yeryüzünde ÅŸarkılar söyledik.TeÅŸekkürler dünya.”
Küçükken az m dinlerdim..gelip yine dido söylesin bizlere..
cannot Tarafından
25th Haziran 2008
ne güzel demiş Nietzsche..gerçekçilik güzel tabi..ama bu işin allahı olmak çok farklı..işte bu sözünde anlatmış bu gerçekçiliğini..
umut etmek aslında kelime anlamı olarak bakıldığında olma ihtimali çok düşük olan şeylerin olmasını istemek ve onun için beklemektir..olma ihtimali çok düşük olan şeylerin olmasını istemek ne büyük bir ütopyadır..ne kadar kibar bir dille söyledim ütopyadır diye..ne ütopyası..aptallıktır bu..insanın kendini avutmasıdır..insanın kendini avutması da en büyük salaklık..sadece aklı olmayan insanlar avutur kendini..
gerçekleri görmekten kaçan insanlar sadece umut eder..ve çok aptalca umutlar olduğu için de şizofren düşlerinde hayal kırıklığına uğrarlar..bu hayal kırıklıkları önce yarattıkları dünyada olur..bu dünya çöker ve yansıması gerçek hayata çok kötü olur..umut ettikleri şey olmadı diye intihar bile edenler var..
Nietzsche bu sözünde umut etmeyin demiyor..umut edin..ama olma ihtimali yüksek şeyler için edin diyor..zaten sözün kendisinden de belli..eziyetin süresini artırır diyor..demek ki eziyet çekilen bir olayda ümit edilmemeli..eziyeti çekmişsin zaten..daha çok ne eziyeti istiyorsun sen..sadizmdir bir çeşit bu da..sadizmden de ötedir aptallıktır..
Nietzsche’yi bu sözünü sadeceumut etmeyin diye anlayan bünyelere selam ediyorum..
cannot Tarafından
24th Haziran 2008
öncelikle yeteri derecede kamerası,hafızası olan işye 300-400 ytl civarı olan bir telefonumuz olduğunu varsayalım..bu telefon pantolonun mutlaka yan cebine konmalıdır..öyledir yani..ben öyle istiyorum..
diyelim ki canınız fotoğraf çekmek istedi telefonla..ama ortam öylesine bozuk ki ışık falan iğrenç..ne gece modu ne bilmemne modu hiçbir şey fayda etmiyor..bahanemiz hazır aa hafızam dolmuş tühtür..
diyelim ki bir mesaj geldi ve cevap verecek kontörünüz yok ve rezil de olmak istemiyorsunuz..çözüm basit..;yapılacak tek şey mesaj atan kişiyi gördüğünüzde telefonum bilmemkimde kalmış demektir..olay budur yani..
diyelim ki hafızanız bol yetişkin içerikle dolu..müthiş bir dosya düzeni ile 512 mb hafızayı tıkmışsınız..ve bir kız da gelip telefona göz atmak istiyor..tam o sırada çaktırmadan telefonu kapatıp aa şarzım bitmiş demektir..
diyelim ki görüşmek istemediğiniz birinden telefon geldi ve bu dallama sürekli çaldırıp duruyor..sizin açmanızı bekliyor..çözüm basit:telefonu açmamak..basit bir çözüm..ama telefonu açmamak bir sanattır..o kadar planlı,programlı olacaksınız ki karşınızdaki kişi sizin telefonu duymadığınıza falan filan inanacak..bunun için çok bahane var..
-aa duştaydım duymadım..
-telefonu başkasına vermiştim onda kaldı..o da tanımadığı için açmamış
-telefon sessizdeydi..dışardaydım duymadım..
daha yaratıcı bahaneler de bulunabilir..ama çok yaratıcı bahaneler çok bug lı oluyor ve başkaları tarafından pek yenmiyor..tavsiye olunmaz..basit düşünün..kasmayın..
cannot Tarafından
24th Haziran 2008