Ergenekon İddiaları

son günlerde haberlerde,gazetelerde,karikatür dergilerinde,internette sadece bir konu var..ergenekon..yok iddianame açıklanacaktı,geç kaldı,yok kim neyle suçlandı,yok bilmemkaç bin sayfa iddianame falan..
***
***
tamam terör örgütü iddiasında bulunuyorsunuz,o zaman teröre karşı çıkın..sonuna kadar desteklenmesi gereken bir şey..ama bunu yaparken kendinize de güldürmeyin savcılar..yaptığınız iddialar çok ciddi suçlamalar içeriyor,doğrudur veya yanlıştır demiyorum hiçbiri hakkında..
***
***
ama suçlamalardaki delillere bir bakın..bir fotoğraf karesinde bulunan kişiler zanlılarla aynı fotoğraf karesini paylaştıkları için ergenekoncu olmakla suçlanıyor..yorumu size bırakıyorum..ancak şöyle bir şey var ki;fotoğrafları delil olarak sunulacak o kadar çok dava çıkar ki..
***
***
şimdi bir bakın;


veli küçük,danıştayfotoğrafta veli küçük ve danıştay saldırısının faili olan kişinin yanyana olduğunu görüyoruz..böylece de ergenekon ile danıştay saldırısı birbiriyle bağlantılı iddiası ortaya çıkıyor..
***
***
peki o zaman;
tayyip,hikmetyar
bu fotoğrafa bir bakın..recep tayyip erdoğan(T.C Başbakanı) ve hikmetyar(ünlü afgan komutan,taliban ve el kaideci) aynı karede yer alıyor..
***
***
aynı şekilde;
ahmet türk,abdullah öcalan,apo
bu fotoğrafta da ahmet türk(dtp milletvekili) ve abdullah öcalan(pkklı teröristbaşı) aynı karede yer alıyor..
***
***
yorum sizin..
***
***
aman bizi de ergenekoncu sanmasınlar..ilginç bir tespit sadece..penguen dergisinin patates baskı sayfasından esinlendim..
***
***

cannot Tarafından Yorumlar (0) 28th Temmuz 2008

Zordur Türk olmak, ama güzeldir Türk gibi yaşamak…

Aslında çok şeydir, Türk olmak…

Türk olmak, Osmanlı’nın borcunu ödemektir. Kosova’da ve Bosna’da, Batı Trakya’da ve Makedonya’da bilmem kaç asır geçmişte kalan meselelerin hesabını vermektir.

Türk olmak Kıbrıs’ta, Hocalı’da, Anadolu’da ve Balkanlar’da soykırıma uğrayıp, yapmadığın soykırımla suçlanmaktır.

Türk olmak lisanının Avrupa’da yasaklanmasıdır ve yine Türk olmak kendini anlatamamaktır.

Avrupa’da hor görülmek Türk olmaktır, ataların birkaç asır önce Viyana’yı kuşattığı için ve hoş görülmemektir, sadece kuşatıp; Napolyon gibi bütün Viyana’yı yakmadığın için.

Türk olmak Selanik’te Pontus Anıtı’nın, Viyana’da çiğnenen yeniçeri minberinin ve Malta’da papazın üzerine bastığı Türk bayrağı heykelinin önünden geçmektir.

Türk olmak zordur, çetindir ve eziyetlidir. Üç kıtadan dönüp, bir küçük yarımadada misafir muamelesi görmektir. Sayısız imparatorluk kurmak Türk olmaktır, aynı zamanda sayısız imparatorluk yıkmak da Türk olmaktır.

Arabaya koşulan ilk atın vatanında, ilk yazılı antlaşmanın imzalandığı yurtta, yazının bulunduğu, paranın icat edildiği her metrekaresinden bereket fışkıran bu yurtta, kalkınmak için yabancı sermaye beklemektir.

Türk olmak; Troya’dan bu yana, Sümer’den bu yana serpilerek gelse de, tarihten eski bu topraklarda, bütün zamandan damıtılarak gelen yüksek değerlerine rağmen, bir haftalık hafıza ile yaşamaktır.

Doğu Roma’yı da Batı Roma’yı da yıkıp, yeni Roma olan AB’ye girmeye çalışmaktır Türk olmak. Türk olmak, Mostar’da köprüdür, Kerkük’te kaledir, İstanbul’da Kızkulesi’dir, Anadolu’da buğdaydır, Çukurova’da pamuktur, Ege’de tütün, Karadeniz’de fındık, Trakya’da ayçiçeğidir.

Türk olmak Çanakkale’de ölmektir. Çanakkale’de ölmeden önce düşmana su vermektir, onun yaralısını sırtında kendi hastanene taşımaktır.

Düşmanın ardından rahmet okumak, kanlından helallik almaktır. Sabahları odana rahmet dolsun diye, camı açmaktır. Kar yağdığında kayak yapmayı değil, evsizleri düşünmektir. Balkon köşesine kuşlar için, kışın ekmek kırıntısı, yazın su koymaktır. Yağmura rahmet, kara bereket diye bakmaktır.

Türk olmak, harap bir ülkede, zengin ülkelerin müstemlekesini reddedip, tahtadan kılıç ve ipten üzengi ile paylaşacak ve sahiplenecek tek varlığı fakirlik olmasına rağmen, yedi düvele meydan okumaktır.

Türk olmak askere davul-zurna ile uÄŸurlanmaktır, belki de dönmeyeceÄŸini bilerek. Türk olmak, annenin ardından “bir oÄŸlum daha olsun, onu da göndereceÄŸim” demesidir. Babanın gözyaÅŸlarını tutarak, tabutuna son kez dokunurken “vatan saÄŸ olsun” demesidir.

Türk olmak “Türk çayında radyasyon olmaz” yalanları ile “gusül abdesti alana AİDS bulaÅŸmaz” dolanları ile yaÅŸamaktır. Her hükümetin enkaz devraldığı, ama asla ardında enkaz bırakmadığı ülkede olmaktır.

Türk olmak, ecdadın yaşadığı kıtlıktan dolayı, çayın yanında gelen şekerden fazla olanı garsona geri vermektir. Aynı nedenle Türk olmak, yemeği ziyan etmekten korkmaktır. Göz hakkına, diş kirasına saygıdır Türk olmak. Evindeki bir kap aşın yarısını tanrı misafirine vermektir. Kendi yerde, misafiri döşekte yatırmaktır Türk olmak.

Türk olmak, milli maçta ağlamaktır. Ayhan Işık’a, Belgin Doruk’a aşık olmaktır. Türk olmak, aşkını ölesiye sevmektir. Aşkı için ölmektir, öldürmektir. Sevdiceğinin elini bir kez tutamadan, toprağa girmektir.

En güzel aşk şiirlerini yüreğinde hissetmektir. Eşkıyaya türkü yakmaktır, Türk olmak. Milletine sövmektir, ama başkasına sövdürmemektir, Türk olmak. Türk olmak Yunus’u bilmektir, Aşık Veysel’i sevmektir. Mevlana’yı, Hacı Bektaş-ı Veli’yi ve Hoca Yesevî’ği tek bir satırını okumasa da- yüreğinde taşımaktır.

Türk olmak, saz çaldığında, ney üflendiÄŸinde, kös dövüldüğünde ve kaval çaldığında, yüreÄŸinin derinlerinde bir sızı sezmektir, bir de Yemen Türküsü’nde…

Hayatın sana verdiklerine “nasip”, vermediklerine “kısmet” demektir. Her iÅŸin “hayırlısına” inanmaktır ve “feleÄŸe” küfretmektir ve aÄŸlamamak için çok gülmekten çekinmektir.

Türk olmak, Asya’da batılı, Avrupa’da doğulu diye tepki görmektir. Irk sözünü bilmeden yaşamak, yaradılanı Yaradan’dan ötürü sevmektir.

Magazin programları ile dizilerin arasına sıkışsa da, silkinip üzerindeki ölü toprağını atabilmektir. Türk olmak, mahalle maçı için aynı saatte, on kişi buluşamazken, milyon kişinin bir araya gelmesidir. Tavla oynarken bile kavga ederken, milyon kişinin kavga etmeden gösteri yapabilmesidir.

Türk olmak, buhran zamanında Arjantin’de de mağazalar yağmalanırken, daha ağır buhranda sorumlusuna en ağır cezayı tek bir cam kırmadan sandıkta kesmektir.

Türk olmak en zayıf gününde bile dünyaya meydan okumak, en dertli gününde bile her ufunetin bir şafakta biteceğini bilerek tevekkül göstermektir.

Zor iştir Türk olmak. Türk olmak Anadolu’da her düşen yağmur damlasına hamdetmek, her çıkan başak için şükretmektir. Türk olmak, medeniyetler mezarlığı Anadolu’da dik durabilmektir.

emertcan Tarafından Yorumlar (0) 27th Temmuz 2008

Yeni Site

elimde boş bir domain vardı..marjinal bir proje düşünüyordum ama bunun için yeterli param ve zamanım yoktu..ben de forum açmaya karar verdim..dün gece 00.00 da açıldı..

Sitenin adresi:

içerik olarak bakalım:

  • Fıçı 1A : Her türlü sosyalliÄŸin döndüğü rahatlama ve eÄŸlence bölümü..(makarna salatası,kısır,çay,börek,çörek)
  • 1A Hane : Barda bulunan bir kütüphane gibi..(felsefe,psikoloji,tarih,kültür,sanat,biyografi)
  • Teknoloji : Hayattan kopmadan teknolojiyle iç içe..

cannot Tarafından Yorumlar (0) 19th Temmuz 2008

Cem Adrian - Sonbahar

son günlerde başımdan geçen olaylardan olsa gerek hüzünlü ve türkçe ÅŸarkılar dinlemeye baÅŸladım hafiften..ve en çok dikkatimi cem adrian’ın sonbahar ÅŸarkısı çekti.

şarkının başında gitarla sonbahar rüzgarlarının gelişi ve ağaçlardan ölü yaprakların düşüp toprağa teker karışması tadını veriyor..yok olmanın verdiği acıyı hissettiren melodiler geliyor..ağlama krizlerinin habercisi sanki..

ilk kelimeler dökülüyor ağzından..sürrealist örnekler sunuyor bize..ellerini kaybediyor önce..düşmüş yaprakları oynatıyor yerinden..kaybolmuş elleri kirpiklerle kesiliyor..sonbaharda çiçek açtırıyor..

sonra hepsinin bir rüya olduğunu gösteriyor..uyanmak istemediği bir rüya..elinden her şeyini almış sonbahar..kaybedecek hiçbir şeyi yokken,korkmasına gerek yok zaten..sonbaharın ıslak karanlığından korkmuyor..cesaret verircesine meydan okuyor en güçlü düşmanına..

korkmuyorum diyor..aşksız ortamda üşümekten korkmuyorum diyor belki..kendi kanımda ıslanmaktan korkmuyorum diyor belki..hüzünlü karanlıkta kaybolmaktan korkmuyorum diyor belki..korkmuyorum,korkmuyorum..

işte bu müthiş şarkının sözleri:

düştü elleri içimdeki boşluğa,
su titredi, yaprak oynadı dalında.
kesti elimi yüzündeki kirpiği,
kalbimde bir çiçek açtı.. yine…

bir rüya olmalı gördüğüm,
gördüğüm bir rüya olmalı,
belki de belki de hiç uyandırmamalı…
sonbahar sonbahar olmalı,
sebebi sebebi sonbahar,
sonbahar sonbahar..
korkmuyorum hiç !

baÅŸla hadi!
sar karanlığına beni,
al en derinine hadi!
sar bikere sar bikere!

baÅŸla hadi!
vur yalnızlığınla beni,
yerden yere yerden yere hadi!
vur bikere vur bikere!

başla! yıka yağmurlarında beni,
ıslat yine ıslat yine hadi ağlat!
kaybet kaldırımlarında beni,
yürüt yine üşüt yine hadi!

korkmuyorum!
korkmuyorum!

cannot Tarafından Yorumlar (0) 18th Temmuz 2008

Plajlardaki Ayılar

ne yazıktır ki ayılar plajlarda her sene olduğu gibi bu sene de kıllı göbeklerini göstermeye başladı..göbeklerindeki kıllardaki sensörlerle bikinini olan her kıza abazan bir şekilde bakabiliyorlar..çok kız var sensör karışır falan demeyin..her kılda bir tane kıza odaklanacak sensör var..düşünün işte sayamadığımız kadar kıl var..

bunlar paso bakar böyle öküzün trene baktığı gibi..kızlar biraz yüz verse üstlerine falan da atlar bunlar..ulu orta yerde görürler işlerini..ama kızlar bunlara bakmadığı için bunlar da denizde hallediyorlar işlerini..niye kıyıdan 2 kilometre uzağa yüzerek açılıyorlar sanıyorsunuz..

eskiden hep düşünürdüm böyle kızlar bunlar gördü mü kaçarlar falan diye..bunlar turizmi baltalar derdim ama kızlar beni yanıltmadı..bunları birer hayvan olarak gördüklerinden umursamadılar ve turizm balta yemedi..türk kızlarının bir zaferidir bu..

cannot Tarafından Yorumlar (0) 18th Temmuz 2008
Add to Technorati Favoritessitene ekle