
Günümüzün büyük bir kısmını düşünerek geçiririz.Ve bu düşünmenin içinde hayal kurmak da vardır. Hayal gücü sınırsızdır demek tamamen yanlış bir düşüncedir.Hayallerimiz saçmalamadığımız ve kendimizi kaybetmediğimiz sürece hayaldir.
Hayal kelime anlamı olarak zihinde tasarlanıp gerçekleşmesi istenen şey yada olay demektir.Kısaca hayallerimiz birer senaryo ve biz de bu senaryoyu kafamızın içinde canlandırıyoruz.
Her insan yolda güzel bir kız gördüğünde yada kötü bir durumla karşılaştığında hayal kurar o anlık.Yada gece yatağına yattığında o gün yaptıklarını düşünür ve bir analiz yapar.Analizden sonra ise ertesi gün ne yapması gerektiğini düşünür.Düşünürken bunu hayali ile resmeder.Tamamen canlandırır zihninde.
Hayal asla gerçekleşmesi imkansız olan ve tamamen fantastik şeyler değildir.Eğer böyle düşünülüyorsa onun adına hayal deyin mahsuru yok.Ancak kesinlikle tanımı tuvalet giymiş bir saçmalıktır.Zira hayal kurmak adından da anlaşılacağı gibi bir kurgu işidir.Bir kurgu yapabilmek için kişinin elinde verilerin,analizlerin olması gerekir.Dünyadaki bütün dişilere tecavüz etme düşüncesi saçmalıktan öteye gidemezken, işyerindeki sekreterle yatma düşüncesi tamamiyle hayaldir.Çünkü olma olasılığı vardır.
Ama bazen hayallerin dozunu kaçırırız.Toplumda yalnız, silik, ezik kişiler -ki bunlardan biri de benim- toplumla iletişim kuramadıklarından kendi kendilerine hayal kurmaya başlarlar.Ve kurulan hayaller o kadar fazla olur ki kainat yaratır.Ve bu kainatta yaşamaya başlar insan.İşte bütün sorun orada başlar.Çünkü bir şizofrenidir bu.Bilinçli bir şizofreninin kurbanı olur insan.Hayallerini çok sever, şizofreniyi çok sever, bir süre sonra bu bilinçli şizofreniye aşık olur.
İşte bu hayallere dikkat etmek lazım.Eğer hayalleri beyin dışı düşünebiliyorsanız, hayal kurun.Eğer kuramıyorsanız, şimdiden geçmiş olsun.



