opeth-burden
tartışmasız 2008 yılının en iyi metal şarkısı ve opethin en iyi şarkılarından yalnızca biri..insan her dinlediğinde farklı bir duygu tadıyor resmen..piyanoyla giriş yaparken kendinizi bir anda sessiz bir sahilde buluyorsunuz..elektroyla aradan verilen melodi de huzur katıyor içinize..içine girdiğiniz dünyadan da başka bir dünyaya geçiyorsunuz sanki..ve uzaklardan bir ses; ‘i,once upon a time‘ diyor..
‘there’s an ocean of sorrow in you‘ ne güzel bir sözdür..içinde acı okyanusu var,o okyanusun içinde de ben..
bir ‘waiting to fade‘den sonra kendinizi bir klavye solosunda buluyorsunuz..sanki bir caz barda bir şeylerle uğraşıyorsunuz..
‘fading again‘ diyor..sonra bir kıta daha geliyor yine..’ocean of sorrow is you’..diye bitiyor..bu dakikadan sonra kendinizi tamamen kaybediyorsunuz..o saniyede ölseniz umrunuzda olmaz sanki..daha sonra uzun bir gitar solosu giriyor..
daha sonra gitar öyle bir güzelleşiyor ki..işte şimdi sahilde yanında sevdiğin var sanki..umarsızca etrafa bakıyorsunuz..dalga sesleri dinliyorsunuz sanki..bu sankilerin hepsinin bir hayal olduğu geliyor aklınıza..sevdiğiniz yok..sizi terk edip gitmiş..yalnızsınız aslında..
akustik gitar giriyor..o sahilde akşam olmuş ve hala sizi terkeden sevgilinizin gelmesini bekliyorsunuz..ve moralinizin gittikçe bozulduğunu gitarın akordunun bozulmasıyla gösteriyor..
işte öyle bir şarkı..ne kadar dinlense az..ödül verilmesi gereken şarkılardan..
bu da sözleri:*
i once upon a time
carried a burden inside
some will ask goodbye
a broken line but underlined
there’s an ocean of sorrow in you
sorrow in me
saw movement in their eyes
said i no longer knew the way
given up the ghost
a passing minds and its a fear
in the wait for redemption ahead
waiting to fade
fading again
if death should take me now
count my mistakes and let me through
whisper in my ear
taken more than we’ve received
and the ocean of sorrow is you



